Ben ne kadar Saygon adını kullanmakta ısrar etsem de (tanıdık bir tınısı var, kulağıma hoş geliyor) şehrin bugünkü adı Ho Chi Minh City.
Ho Chi Minh (Okunuşu: Ho Şi Min), Fransız sömürgeciliğinden kurtulmak üzere Vietnam’ın yürüttüğü bağımsızlık savaşında liderlik yapmış generalin adı. Vietnamlılar’ın kendisine sevgisi ve saygısı sonsuz. Bu yüzden de Saygon’u Amerikalılar’ın elinden kurtarınca bu büyük generalin adını şehre vermişler.
Son derece büyük, gürültülü, kozmopolit bu şehir, Amerikan etkisinden ziyade burada uzun süre kalmış Fransızlar’ın, hem de bariz izlerini taşıyor. Fransızlar evlerini mi çok özlemişler, uzakdoğuda batılı bir kent yaratma sevdasına mı kapılmışlar, artık niyeyse, Paris’te ne gördülerse buraya da inşa etmişler.Paris’in en önemli simgelerinden Notre Dame Kilisesi’nin biraz küçültülmüş bir kopyası şehrin orta yerinde (Bu arada, CIA’in internet sitesine göre Vietnamlılar’ın %80’i ateist!).

Az yürürseniz buram buram Fransız postane binası… Bir başka köşede Belediye binası…

Yapılar pek Fransız, ama yine de ben bu şehri fena halde İstanbul’a benzettim. Örnek mi? Bir tarafta tarihi bir kilise, önündeki bulvarda Gucci’nin dükkanı, Gucci’nin önündeki kaldırımda yürüyen kurutulmuş kalamar satıcısı… Bir tarafta tarihi Belediye binası, az ötede turistlerin çatısında bir ‘drink’ aldığı 5 yıldızlı Rex Hotel, önündeki kaldırımda balonlar, işportacılar… Al Saygon’u vur bizim Sultanahmet’e!

Saygon ya da Ho Chi Minh City ya da küçük Paris… İnsanın uzakdoğunun bir ucunda görmeyi beklemediği bir manzara…

PAYLAŞ:

1 Yorum

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.